Süryani ve Süryanilik Hakkında Bilgi

Süryanilik Nedir?

Sami ırkından gelen Hristiyan bir topluluğun adıdır. Süryaniler, Suriyeli Aramilerdir. Bunlar Hz. İsa’nın havarilerinden Şemnun Petrus ve Thomas’ın telkinleriyle Hristiyanlığı kabul ederek Aramilerden ayrıldılar ve MS. 38 yılında Süryani adı altında yeni bir mezhep kurdular. İlk Hristiyan topluluğu olmalarından dolayı kendilerine “Süryani Kadim” adı verildi. İlk dini merkezleri Antakya’dır.

325 İznik, 381 İstanbul ve 431 Efes konsillerini ve bu konsillerde alınan kararları kabul eden Süryaniler, 451’de toplanan Kadıköy Konsili’nde monofizit görüşü benimsediklerinden dolayı aforoz edilmişler ve bunun üzerine müstakil bağımsız kiliselerini devam ettirmişlerdir.

Süryanilik
Süryani Ortodoks Kilisesi Patriği Mor İğnatius Zakka I. İwas – Ö. 2014

Kadıköy Konsili’nden sonra, Süryani kökenli Nestur’un doktrinini benimseyenlere Nesturiler, karşı çıkanlara da Yakubiler adı verilmiştir. O dönemden sonra, tarihi kaynaklar, Süryani ve Süryani Kilisesi adı yerine, Batı Süryanileri’nden söz ederken Yakubi ve Yakubi Kilisesi; Doğu Süryanileri’nden behsederken de, Nesturi ve Nesturi Kilisesi adını kullanılmıştır.

Bu adlandırmalar 19. yüzyıla kadar böyle sürüp giderken kilise kaynakları, en çok Batı Süryanileri ve Doğu Süryanileri adlarını kullanmayı tercih etmiştir. 19. yüzyıldan sonra bu tamamıyla değişmiş; Yakubiler ve Yakubi Kilisesi, Süryaniler ve Süryani Ortodoks Kilisesi şeklinde eski ve öz adına kavuşunca, Nesturi ve Nesturi Kilisesi de Asuri ve Doğu Asur Kilisesi ismini almıştır.

Süryanilere göre kiliseleri İsa Mesih tarafından kurulmuştur ve ebedidir. Süryani Kilisesi patrik tarafından idare edilmektedir. Patrik, Antakya ve bütün Doğu’nun havarisel kürsüsü patriği ve bütün dünyadaki Süryani Ortodoks Kilisesinin reisi unvanını taşımaktadır. Kilisenin din adamları hiyerarşisi diyakosluk, ruhbanlık ve episkoposluk olmak üzere üçe ayrılır. Patrikler kiliselerinin baş idarecileridir ve Havari Petrus’un Antakya’daki makamının halefidirler. Patrik, metropolitlerden oluşan bir kurul kararıyla kendi aralarından seçilir.

Süryanilik
Süryani Ortodoks Kilisesi Amblemi

Temel Öğretileri ve İbadet Uygulamaları

Süryani inancına göre “İsa, Tanrı’nın ma’nevi oğludur”. Tanrı’nın kelamı (söz), Meryem’in rahmine ilka edildi. İsa, Meryem’den doğduğu için Allah’ın oğlu sayılamaz. Ancak İsa, Allah’ın ağzından doğan bir kelam (=söz, logos) olması hasebiyle, Allah’ın ma’nen ve mecazen oğlu sayılmıştır.

Üçlemeyi üç sıfat olarak ifade ederler. Süryaniler de Ermeniler gibi monofizit olmalarına rağmen bazı meselelerde onlardan ayrılırlar. Örneğin Ermeniler, İsa’nın vücudunun diğer insanlardan farklı olmamasına karşın, ebedî ve çürümediğine inanırlar. Fakat Süryaniler, İsa’nın insani varlığının faniliğini ve çürüyücülüğünü kabul ederler.

Sakramentlerinde ihtilaf olmakla birlikte genel olarak altı sakramenti kabul ettikleri söylenmektedir. Bunlar; vaftiz, namaz, oruç, evlenme, ölüm ve tövbedir. Başka bir görüşe göre 13. yüzyılda kararlaştırılan bir tasnif gereği gizemlerin sayısı beştir, daha sonra iki gizem daha eklenmiştir. Buna göre sakramentler şöyledir: Vaftiz, Miron yağı takdisi, komünyon, ruhbanlık, tövbe ve itiraf, hasta yağlama, evlenme.

A- Namaz Kılma

Süryaniler diğer Hıristiyan kiliselerinden farklı olarak sakramentlerinde secdeli namaza yer veren tek kilisedir. Namazda kıble doğudur. Namaz dua ve secde olmak üzere iki bölümden oluşur. Namaz öncesinde kiliseye saygılı bir şekilde girilir ve haç çıkarılır. Pazar ve bayram günleri hariç, diğer bütün günlerde, namazı secde ve rekatlarla kılınır. Namaz vakitleri şunlardır:

  1. Sabah
  2. Kuşluk
  3. Öğle
  4. İkindi
  5. Akşam
  6. Yatsı
  7. Gece yarısı namazı.

Bu namazlardan dördü farz, üçü sünnettir. Sünnet olanlar, kuşluk, ikindi ve yatsı namazlarıdır. Namazlar sabah, öğle, akşam kilisede topluca kılınır. Diğer namazlar herhangi münasip bir yerde kılınabilir. Namazın ilk rekatında, başlangıç duası olarak şöyle bir dua okunur:

“Ebuh beşmeyo! Nıskadaş, şımoh tisi, mezkovo, nehve sıbyono eykano … “

(Göklerdeki Babamız, adın kutsal kılınsın. Egemenliğin gelsin. Gökte olduğu gibi, yeryüzünde de senin istediğin olsun. Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver. Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi,sen de bizim suçlarımızı bağışla. Ayartılmamıza izin verme. Kötü olandan bizi kurtar. Çünkü egemenlik, güç ve yücelik sonsuzlara dek senindir. Amin.)

İslam dinindeki secdeye benzeyen secdenin yapılışı sırasında, erkekler ön safta yer alırken, rahibeler ve bayanlar arka saflarda durarak secdeleri aynen uygularlar. İslam’daki namazdan farkı namazın rükûsunun olmamasıdır.

B- Oruç ve Perhiz

Oruç ve perhiz Süryanilikte de önemli bir yer tutmakta ve değişik bayram, özel gün ve festivaller nedeniyle yılın yarısına yakını oruçlu geçirilmektedir. Her yıl tutulan beş oruç ve perhizleri vardır. Bu oruç ve perhizler şunlardır:
a- Şubat, Mart ve Nisan aylarına denk gelen “Savme dı-Arb’in Rabo” denilen kırk günlük büyük oruç tutulur. Bu oruca Elem Haftası’nın yedi günü eklenir; toplam kırk yedi olur.
b-İlkbaharda, Şubat ayında üç gün Ninova orucu tutulur. Bu oruç, Hz. Yunus (a.s.)’un üç gün balık karnında kalışının anısına tutulur.
c-Haziran’ın başında üç gün oruç tutulur.
d-Ağustos ayında beş gün Meryem Ana orucu tutulur.
e-Aralık on beşten, yirmi beşine kadar, on gün Hz. İsa’nın doğum gününün anısına oruç tutulur. Buna Noel Orucu denir.

Oruç boyunca cinsel ilişki yasak olduğu gibi, hayvansal gıdalar (et, peynir, süt v.b.) yemek veya içmek de yasaktır. Bitkisel gıdalar ise yenilebilir.

C-Vaftiz

Süryani geleneğinde yeni doğan bir bebek en geç bir hafta içerisinde vaftiz edilmelidir. Süryaniler sünnet olmazlar, ama “Sıhhi bakımdan herkes sünnet olabilir.” derler. Süryanilere göre sünnet olmanın dini bakımdan bir fazileti yoktur.

D- Evlenme

Süryanilerde zina, tıbbi zorunluluk ve üç güvenilir kişinin şahitliği dışında boşanma yasaktır. Ruhban sınıfından diyakos ve papazlar evlenebilir. Bekâr iken bu rütbeleri alamazlar. Papaz sınıfından olanlar, ölen eşlerinden sonra tekrar evlenemezler. Bir erkek ancak tek bir kadınla evlenebilir: “Çünkü Allah, Adem (a.s.)’a bir tek Havva yaratmıştır. Eğer bir erkeğin iki karısı varsa, her iki karısından
doğan çocuklar birbirine kardeşlikten ziyade, düşman gözüyle bakarlar. bunun için teaddüd-ü zevcat (birden çok kadınla evlenmek) caiz değildir.” derler.

E- Günah Çıkarma

Günah itirafı sadece ruhban sınıfına uygulanır. İşlenen günaha göre maddi-manevi cezalar verilir. Maddi ceza fakirlere, kiliseye, hastane ve hayır yerlerine yardım etmesinin emredilmesi şeklinde olur. Manevi ceza ise, günahkarın belli günler oruç tutması şeklinde olur.

Diğer Uygulamalar

Ayinlerde kullanılan giysiler, dört köşe beyaz keten örtü, kuşak, uzun şal ve ayin giysisinden ibarettir. Papazlar siyah takke takarken, piskoposlar üzeri işlemeli büyük bir kukuleta ve ayin giysisini tamamen kaplayan bir pelerin giyerler. Süryanilerde de haç önemli bir yer tutar ve kiliseye çağrı çan ile olur. Haç çıkarma sağ eli önce alına, sonra göğse, daha sonra da sol ve sağ omuza götürme şeklinde yerine getirilir. Ayin sırasında, özellikle namazda erkekler başı açık, kadınlar ise başörtülü olmak zorundadır.

Süryaniler araf doktrinine inanmazlar ama ölüler için duadan da geri kalmazlar. İyi ruhların melekler tarafından cennete konulacağına, günahkarların ruhlarının ise ahiret gününe kadar şeytanlar tarafından alıkonacağına inanırlar.

Günümüzde Süryaniler

Süryani kelimesi günümüzde, birincisi Ortadoğu Süryanileri, diğeri Hindistan Süryani Ortodoks Kilisesine mensup Hindu asıllı Süryaniler (Hindistan Malabar Süryani Kilisesi) olmak üzere iki ayrı ırktan olan kitle için kullanılmaktadır. Bugün Hindistan’da Doğu Kilisesi ayin usulüne bağlı yaklaşık iki-üç milyon Hristiyan yaşamaktadır. Süryanilerin bir kısmı İslamiyet’ten sonraki tarihî süreç içerisinde Müslümanlığı kabul etmiş ve Müslüman toplumla kaynaşmıştır. 1819 yılında Ortadoğu’ya gelen Protestan misyonerler çok sayıda Süryani’yi kendi mezheplerine çekmişlerdir. Göç hareketleriyle Avrupa, Amerika ve diğer ülkelere giden Süryanilerin de değişik mezheplere girmesiyle sayılarında büyük ölçüde azalma olmuştur.

Günümüzde Süryanilerin iki temel sorunu bulunuyor. Birincisi, ana kilise dışında yedi Süryani kilisesinin daha teşekkül etmesidir. Bunlar; Süryani Ortodoks Kadim Kilisesi, Süryani Nesturi Kilisesi (Doğu Patrikligi), Süryani Melkit Kilisesi (Rum Ortodoks Antakya Patrikliği), Süryani Maruni Kilisesi (Antakya Patrikliği), Süryani Keldani Kilisesi (Babil Patrikliği), Süryani Katolik Kilisesi (Antakya Patrikliği), Süryani Melkit Kilisesi (Rum Katolik Antakya Patrikliği), Süryani Protestan Kilisesi.

İkincisi ise 1960’lı yıllarda hız kazanmış olan göç hadisesidir. Bugün Türkiye’de kırk’a yakın köy Süryanice konuşmaktadır. Süryani Kadim Kilisesi, tarihi monofizit geleneğini sürdüren küçük bir gruptur. 25-30 bin kadar cemaat mensubunun çoğu Mardin ve İstanbul’da yaşarlar. Günümüzde Turabdin’de bin Süryani ailesi yaşamaktadır. Diyarbakır, Hatay ve Mersin’de de çok az sayıda aile bulunmaktadır. Türkiye’deki Süryaniler, Suriye Şam Patrikliğine bağlıdır ve din işleri başrahiplerce idare edilir.

Türkiye’deki Süryaniler ayinlerinde, Süryanice’nin yanında Arapça da kullanmakta, vaazlar ise genellikle Türkçe yapılmaktadır. Ancak kilisede kullanılan dil yaşadıkları bölgelere göre bazen farklılıklar sergilemektedir. Günlük hayatlarında Türkçe konuşsalar da kendi aralarında Arapça, Kürtçe ve Süryanice konuşmaktadırlar. Süryanilerin Türkiye’deki nüfusu yirmi beş bin civarındadır. Dünya genelinde ise beş milyon civarında Süryani olduğu tahmin edilmektedir.

Kaynakça

Prof. Dr. Kadir ALBAYRAK. “Süryanilik”. Yaşayan Dünya Dinleri. ed, Prof. Dr. Şinasi GÜNDÜZ. 146-150. İstanbul: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 2. Basım, 2007.

Doç. Dr. İsmail KARAGÖZ “Süryanilik”. Dini Kavramlar Sözlüğü. ANKARA: Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları, 3. Baskı. 2007

İrşad SEYDA. “Süryaniler ve Süryanilik.” Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi, (erişim 23.01.2021)