Nasıl Sakin Olabilirim

Cevaplandı
1
0

Merhaba hocam 3.5 yasında bir oğlum birde 10 aylık oğlum var
Büyük oğlumla aramda sürekli sorun ben ne dersem hep tersini yapıyor sürekli bir şeylere zarar veriyor ben yaptığımın yanlış olduğunu bildiğim halde sakin olamıyorum kızıyorum bağırıyorum dövdüğüm bile oluyor pişman oluyorum ama kendimi frenleyemiyorım lütfen bana yardımcı olabilirmisiniz

  • Yorum yapabilmek için yapmanız gerekli
En iyi Cevap
1
0
Merhaba,
Bahsettiğiniz duygu ve olaylar dizininde güvenli bağlanma eksikliği yaşadığınız anlaşılıyor. Bu sebeple size yeniden bağlanma sürecine girmenizi önerebilirim.
Maddeler halinde en kısa, anlaşılır ve öz hali ile anlatayım:
Beraber uyumak bağlanmada en önemli aşamadır. Ayrılık kaygısının üst seviyeye çıkmış olduğu güvensiz bağlanmanın yaralarını sarmak için ilk adım beraber sarılarak, sohbet ederek, dokunarak uyumaktır. Uyku bu kadar önemli iken daha ilk aylarda ve ilk yıl içinde anne yanından çocukları ayırmanın ne kadar yanlış olduğunu bir kez daha anlayabiliriz. Yeniden bağlanma sürecinde bir fark olarak uyuma eylemi bu sefer annenin yatağında ve odasında değil, çocuğun kendi odasında ve yatağında olmalıdır. En az 6 hafta bu beraber uyuma gerçekleşmelidir.
Bağlanmanın bir sonraki adımı ise bir başka sır olan dokunma ihtiyacıdır. Emzirme dönemi bitmiş olsa da saçını okşamak, sevmek, öpmek, sarılmak bağlanmanın güçlenme aracıdır.
Bağlanma dönemine girildiği zaman atlanmaması gereken bir detay vardır: Çocuk bir önceki haliniz ile şimdiki halinizi karşılaştıracak ve şaşkın olacaktır. Bu süreçte biraz sizin yaklaşımlarınızı denemeye başlayabilir ve sabrınızı denediği zamanlar da olabilir.
Bu süreç içinde anne (ya da bağlanma görevini kim üstlenecekse, annesi olmayan çocuklar için söylüyorum) çocuğa tamamen kendini bırakmalıdır. Her durumda çocuğa sakinlik ile yaklaşılmalıdır. Şiddetin hiçbir türüne başvurulmamalıdır.
Çocuk bol bol dinlenmeli, onunla sık sık sohbet edilmelidir. Eleştiriler, kıyaslamalar, aşağılamalar, küsmeler gibi her türlü yanlış tutumu sonsuza dek hayatımızdan çıkarmalıyız.
Teknolojiden uzaklaşılmalı ve duygular ile anlaşma dönemine geçilmelidir. Acil ihtiyaçlar halinde ya da günde evdeki her bireyin 1 saatlik teknoloji kullanma hakkının haricinde teknolojik araçlar kullanılmamalıdır.
Evdeki kurallar bu süreçte kaldırılmalı ve çocuğun kendini özgür ve rahat hissetmesi sağlanmalıdır. Sadece hayati kurallar devam ettirilmelidir. (Teknoloji kullanma sınırı gibi)
Bağlanma sürecinde babanın rolü kural koyma aşamasında kendini göstermelidir. Hayati kuralları koyma ve devam ettirme görevi annenin değil, babanın olmalıdır.
Bağ kurulması için özel anlar önemlidir. Küçük ama özel olan her an bağlanmanın güçlenmesine yardımcıdır. Çocuğun yaşına, yaşanılan ortama ve çevreye, yeteneklere ve isteklere göre bu özel anlar şekillenmelidir. Masal okumak, hayal kurmak, resim yapmak, sohbet etmek, sinemaya gitmek, parka gitmek, piknik yapmak, gezmek, alışveriş gibi her türlü duygusal aktarım sağlanabilen anlar çeşitlendirilmeli ve sayıları arttırılmalıdır.
Hangi yaşlar arasında yeniden bağlanma süreci uygulanabilir? = 4 yaşında bağlanma süreci bitiyor. Ancak bağlanma olmadı diyelim 4-6 yaş arası en uygun zamandır. İkinci en uygun zaman ise ergenliğe girmeden önceki zamandır. Ve en son çıkış olan üçüncü en uygun zaman ise ergenlik döneminin içinde olunan zamandır. Yani 15-16 yaşında çocuğunuz bile olsa bağlanmayı yenilemek mümkündür.
Bu adımları en az 6 hafta kadar uygulandığında hem sizde hem de çocuklarınızda muhteşem bir değişim olacak. Ama her biri eksiksiz yapılmalı ve siz de kendinizi hazır hissederek sürece başlamalısınız, unutmayın.
Instagram profilimdeki anlatımı için de şu linki takip edebilirsiniz: https://www.instagram.com/p/BrzKvq_lsjO/?utm_source=ig_share_sheet&igshid=1p4pk9phhur40
Şunu da eklemeden geçmeyelim: Ne yaparsak yapalım yetişkin olarak bizim davranışlarımız düzelmedikçe çocuklardaki tepkileri azaltamayız. İlk olarak şiddeti biz bırakmalıyız. Bunun için kendi öfke kontrolünüzü sağlamak için anlık durumlarda nefes egzersizleri yapabilirsiniz. Mesela;
Öfkenizin tırmanmaya başladığını hissettiğiniz anlarda hemen bir yere oturup, derin ve diyaframdan gelen nefesler almaya başlayın. Nefes alıp verirken dışarıdaki seslere algılarınızı kapatıp sadece nefes sesinize odaklanın ve bu şekilde aşağıdaki nefes egzersizini en az 10 kere tekrarlayarak yapın.
Burundan yavaşça nefes alın.
Burundan nefes alırken dörde kadar sayarak aldığınız nefesi iki saniye kadar tuttun.
Nefesi ağızdan yavaşça verirken de dörde kadar sayın. Yapabileceğimiz bu düzenli egzersizlerle yaşamakta olduğumuz fiziksel uyarılmayı kontrol altına alabiliriz.
Her öfkelenmeye başladığınızı hissettiğiniz zaman uygulayın.
Nefes seansı sonunda öfkenizi tetikleyen sorunun gözünüzdeki öneminin azaldığını fark edebilirsiniz.
Daha öfke başlamadan uygulamalısınız ki genel olarak kontrol becerisi kazanabilesiniz.
Bunun yanı sıra bağırmayan ebeveyn olabilmek için bugün atacağınız adımlar şunlar olsun:
Bahaneleri kenara bırakalım.
Kolayı seçmekten vazgeçelim.
Her seferinde bizden güçsüz diye değil, o bir birey diye düşünelim ve bu algıyı oturtmaya başlayalım.
Kendimizi tanıyalım, içimize dönelim. “Neden bağırma ihtiyacı hissediyorum?” diye soralım.
Bir davranış problemi gördüğünüz zaman paniğe kapılmayın.
Elalem ne diyecek şimdi diye değil, çocuğum ileride beni nasıl hatırlayacak diye düşünmek için söz verin.
Farkında olun, bağırmak basit değildir deyin.
Herkes yapıyor, bir şey olduğu mu var yanılgısı varsa kurtulun.
Kitap olarak da Marshall B. Rosenberg – Şiddetsiz İletişim, Mehtap Kayaoğlu – Öfke Kontrolü, Alfie Kohn – Koşulsuz Ebeveynlik, William Sears ve Martha Sears – Doğal Ebeveynlik kitaplarını okumalısınız.
Geçmişi affedin, yaraları kapatmanın en önemli adımı budur.
  • Yorum yapabilmek için yapmanız gerekli
1 sonucu gösteriliyor
Cevabınız

Lütfen göndermeden önce yapınız.