Kızım Beni Çok Zorluyor

Cevaplandı
1
0

Merhaba 1 kızım var 3 yaşına girecek nisanda ve 34 haftalık gebeyim kızımla sıkıntılar yaşıyorum beni çok bunaltıyor çok sıkıyor ne yapacağımı bilmiyorum şöyle anlatayım yaramaz diyeyim kendimce size göre hareketli çocuk koltuk tepelerine çıkmalar zıplama atma televizyon duvarda olmasına rağmen onu oynatma çekmeye içine girme tezgahın üstüne çıkma sandalye üstüne çıkma bazen ses çıkartmıyorum düşersen bir yerin acırsa ağlama diyorum bazende yapma etme sürekli bu modda oluyorum nasil davranacagim hic bilmiyorum aglama krizi tutuyor istediğini yapmayinca sakinleş öyle gel yanıma diyorum bazen susuyor bazen yanına gideceğim öyle sakinleşiyor güzel güzel konuştuğum zamanda oluyor kızdığım bağırdığım zamanda oluyor sabrım çok dolmuş oluyor sonradan pişmanlık oluyor yine ama sonra dayanamayıp bağırdığımda ne yapacağım dinleme huyu yok duymamazliktan geliyor isine gelince büyuďum ben diyor buyudun o zman yapma diyorum yapiyor zararli seyler oglen uykusu yok zor uyutuyorum erken kalksada gunduz uyumuyor gece 11 12 e buluyor uykusu iki cocukla nasil gunlerimi gecirecem ve korkuyorum ikinci cocugumda kizim gibi olur diye artik ne yapacagimi bilmiyorum yardim edin bana

  • Yorum yapabilmek için yapmanız gerekli
En iyi Cevap
1
0

Merhaba,

Açık konuşmak istiyorum. 🙂

Anlatımlarınızda kızınıza karşı bir önyargı ve bağ sorunu görüyorum. Ona karşı duygusal anlamda fazla dolusunuz ve ondaki ekstra hareketliliğin sebebi de bu olabilir. Sanki onu istemiyormuşsunuz gibi hissetmesine yol açabilir bu hisleriniz. Kızınız yaramaz değil, öncelikle bu bana göre değil size göre de bir kabul olmalı. Aksi halde benim düşüncelerim kızınız ile aranızdaki bağı arttırmak için fayda sağlamayacaktır. Anlattığınız durumlar ile ilgili hataları ve bunun yerine ne yapabilirsiniz bunlara kısaca örnekler vereyim:

Tırmanmak yaramazlık mıdır? Hayır, bir ihtiyaçtır. Beyin ve kas gelişimi, konsantrasyon arttırma, özgüven destekleme, ruhsal boşalım sağlama gibi birçok konuda çocuğun en büyük destekçisi ve ihtiyacıdır. Bu konulara Instagram hesabımda çokça değinen bir uzmanım.

Öğle uykusu uyuması zorunlu mu? Hayır, artık gelişimi gereği 2-3 yaş aralığında bebekler öğle uykusuna olan ihtiyacını kenara bırakabilir. Çünkü artık vücut ihtiyacı olmadığını söylemeye başlayabilir. Bu da direkt beyindeki korteks gelişimlerine bağlıdır. Normaldir.

Bu arada belirtmek istediğim bir detay var. Ebeveynlik tutumlarımızda istemediğimiz en yanlış tutumlardan biri tutarsız olmaktır. Ve tutarsız olmak demek bir gün evet denilene başka bir gün hayır demek gibi basit bir eğilim değildir aslında. Çocukta bir davranış gördüğümüz zaman bir kızarsak bir bağırırsak bir döversek bir güzellik ile söylersek biz davranış eğitimi vermeyiz, bağ kurmayız. Sadece çocuğa tutarsızlık ile davranış problemi aşılarız ve problem çözme becerisini zayıflatırız. Bunun için her zaman aklımızın bir köşesinde şu olmalıdır: “Her durumda güzellik ile yaklaşacağım.” Evet kızabiliriz, insanız hatalarımız olur ve her zaman sakin kalamayabiliriz. Ancak bu tip durumlarda kendimiz için hayata o anlık bir mola vermeli ve sakinleşerek çocukla konuşup problemin “sebeplerini” anlayarak “çözüme” odaklanmalıyız. Bu her durum için geçerlidir. Bizler insanız ve yetişkin olarak en iyi çözümü konuşarak buluruz. Çocukların bedenlerinin küçük olması, insan oldukları gerçeğini değiştirmez ve onlar da konuşarak her şeyi anlarlar. Elbette bazı gelişim dönemlerinde ‘benlik savunması’ ön planda olur ve daha çok zorlanırız. Tıpkı şu an sizin bebeğinizin içinde olduğu özerklik dönemi gibi… Sabır ve sevgi ile zamanla olacak elbette bu. Genel olarak size bu dönemdeki yaklaşımlar ile belli başlı tüyolar vereyim.

Bebeklik dönemi “hayır” denmesi gereken ve kızılarak davranış öğretilmeye çalışılması gereken bir dönem değildir. Henüz psikolojik doğumu gerçekleşmemiş her birey sadece gözlem yolu ile iyiyi doğruyu kopyalar. Sizin bebeklik döneminde yapmanız gereken evin düzenini çocuğa göre ayarlamaktır. Mesela TV oynamayacak şekilde duvara sabitlenmelidir. Çocuklar bu dönemde fidan sürecindedir ve bolca güven, sevgi ile sulamamız gerekir. Kızmak, hayır demek, bağırmak, ceza vermek gibi yöntemler sadece bağlanmayı zedeler. Ayrıca her hayır dediğimiz zaman merak dürtülerine zarar veriyor gibi bir etki bırakırız. Bunun için “EVET”in gücünü keşfetmelisiniz. Mesela dolapları karıştırmak istediği zaman “Evet o dolabı boşaltmak istiyorsun. Hadi beraber yapalım”, bir eşyayı atmak istiyor diyelim “Evet onu atmak istiyorsun. Hadi topu atalım ve oyun oynayalım.”, yere bir şey döktü diyelim “Aaahh tatlım döküldü mü? Hiç sorun değil. Tamam gel beraber silelim.” gibi ifadeleri ve yöntemleri kullanmalısınız. Toplumumuzda bilinen en büyük yanlışlardan biri çocuklara bebeklik döneminde engel olmanın marifet sayılmasıdır. Hatta size de çokça baskı yapılıyor ve annelik makamınıza bile karışanlar oluyordur. Bu tip tabuları dinlememenizi ve ev içinde bebeklik döneminde çocuğunuza özgür bir ortam sunmanızı öneririm. Evde ne kadar özgür olursa bir çocuk dışarıda hiç de aç gibi saldırmayacaktır. Düşünsenize evde karnını doyurup çıkan birinin ilk ihtiyacı yemek yemek olmaz. Evde bu dönemde alabileceğiniz bazı önlemlere örnek verebilirim.
-TV, mobilya, dolap gibi eşyalar duvara sabitlenmelidir. Bu hem çocuk hem de yetişkin için bir önlemdir. Depreme karşı güvenlik önlemlerini hatırlayabiliriz.
-Deterjan gibi ürünler kolayca ulaşılması gereken yerde durur. Bunları güvence altına almak için sadece bir dolaba toplayın ve sadece o dolabı kilitleyin. Diğer tüm dolaplar çocuğun kullanımına açık olsun. Bebeklik döneminde en önemli ihtiyaçlardan biri ev eşyalarına nüfuz etmektir. Hatta oyuncaklardan daha çok mutfak eşyaları ve ev gereçleri dikkatlerini çeker. Bu olması gereken ve oldukça sağlıklı bir gelişim sürecidir. Hatta eve ne kadar çok nüfuz edebilirse aile içi bağlanma da o kadar güçlenecektir.
-Etrafta çocuğa zarar verebilecek ne varsa kaldırılmalıdır. Kırılacak süs eşyalarının yerini plastik türde ve çocuğun da inceleyebileceği objeler almalıdır. Yani evde anne babanın eline alıp erişebildiği her eşyaya çocuk da erişebilmelidir ki merak duygusuna ket vurulmasın. Çünkü merak duygusuna ket vurmak, okul zamanında eğitimden soğuyan çocuklara bile sebep olabilmektedir. Merak ilerleyen bir süreçtir. Bebeklikten başlar.
Bu tip değişimler işinize yarayacaktır.

Lütfen hislerimizi refine edelim ve bağımızı güçlendirmek adına isterseniz şu yazımı da okuyabilirsiniz:

Pedagojinin Bel Kemiği: Tüm Hayatımızı Etkileyen Bağlanma Kuramı ve Önemi

İyi akşamlar dilerim…

  • Yorum yapabilmek için yapmanız gerekli
1 sonucu gösteriliyor
Cevabınız

Lütfen göndermeden önce yapınız.