Hristiyanlıkta Reform Hareketleri

Reform Öncesi

Papa X. Leon, Sen Piyer Kilisesinin yapılmasında para sıkıntısına düştü. Endüljans kâğıtları çıkarttı. Para verenlere bunlardan vererek onlara manevi lütuflar vadetti. Katolik Kilisesi, halktan ağır vergiler almakta, bedeni cezalar vermekteydi. Mali imkânlarını genişletmek için Kilise çeşitli yollara başvurmaktaydı. Endüljans da bunlardan birisi oldu. Kilise, bir taraftan Hıristiyanların mali imkanlarını sömürürken, diğer taraftan da kendi koyduğu inançları onlara zorla kabul ettirmeye çalışmaktaydı. Kilise’ye ters düşen bilime ve bilim adamlarına karşı sert tedbirler almaktaydı. Karşı çıkan bilim adamlarını afaroz ediyor ve dinsizlikle suçluyordu.

Engizisyonlarda binlerce insan cezalandırılmıştı. Kilise, bütün bunları “din” adına yapıyordu. Bu sırada bilime büyük önem veren, bilim adamlarına saygıyı ön planda tutan, Tanrı ile kul arasında vasıta kabul etmeyen, insanı doğuştan saf ve temiz kabul eden İslam her tarafta yayılmaktaydı. Hristiyan Dünyası’ndaki bu baskı ve taassup karşısında islam’ın toleransı, insanların uyanmasına vesile oluyordu. İstanbul’un alınışı, Hristiyan Dünyası’nın yıkılmaz kabul edilen kalelerinden birinin düşüşü, Avrupa’da da kıpırdanmalara sebep olmuştu. Rönesans başlamış, bunun akabinde dinde reforma ihtiyaç olduğu gündeme gelmişti. Luther bu hareketi başlattı.

Reformun Öncüleri

Almanya’da Reform

Reform hareketlerinin en hareketli öncüsü, bir Alman Rahibi olan Martin Luther’dir. 1517’de, Endüljans satışlarına karşı vaaz ederek ve Wittenberg Saray Kilisesi kapısına 95 maddelik tezini asarak reform hareketini başlatmıştır. Roma’ya gittiğinde, hayalindeki Roma’nın manevi havasını bulamamış ve bizzat içinde bulunduğu ruhban teşkilatının kötülüklerle iç içe olduğunu da görmüştür. Bütün bunlar, onun bu çıkışının sebepleri olmuştur.

Luther’in bu çıkışları ve astığı ferman, bütün Almanya’da yayılmış ve çeşitli tartışmalara yol açmıştır. Bunun üzerine papa tarafından afaroz edilmiş, afaroz emirnâmesini halkın gözü önünde yakmıştır. Böylece Papa’nın buyruğunu yakan ilk kişi olmuştur. Eyalet Beyinin arzusu ile Luther, Worms Meclisi’nde imparator tarafından sorguya çekilmiş, Papa ve konsil’in yanılmazlığı aleyhindeki yazılarını reddetmesi istenmiş; fakat o, bunu kabul etmemiştir. O sırada prenslerin baskısından usanan köylülerin ayaklanıp hürriyet isteme hareketi de Luther tarafından desteklenmiştir.

Luther, tövbeye, papazların Kilise’nin rahmetiyle günah çıkarmalarına karşı çıkmış, hidayetin tamamen Tanrı’nın lütfuyla olacağını ileri sürmüştür. Hidayet edilen kimsenin papazların takdisi ve azizlerin aracılığı olmadan Tanrı’ya serbestçe ulaşabileceğini savunmuştur.

Luther, Orta Çağ Kilisesi’nin kısıtlamalarını kaldırmış, Almanlar için Kitab-ı Mukaddes’i Almanca’ya tercüme etmiştir. Kilise’nin aracılığı olmadan herkesin okuyup yorum yapabileceğini bildirmiştir.

İsviçre’de Reform

Luther gibi aynı konu ve problemlerle uğraşanlardan biri de, İsviçre’de Huldrik (Huldrich) Zwingli’dir (1484-1531). O da, Kilise’ye karşı tepki göstermiş ve daha ahenkli bir çözüm yolu bulmuştur. İsviçre’nin politik durumu, Zwingli’nin görüşlerini daha rahat ortaya koymasına yardımcı olmuştur. Zwingli’ye göre, komünyon ayininde İsa ruhen bulunur. Bu konuda Luther ile Zwingli anlaşmaya varmak istedilerse de, kendilerine engel olunması sebebiyle, başarılı olamamışlardır. Zwingli, İsviçre’deki bir iç savaşta taraftarlarıyla birlikte Protestanlık uğrunda öldürülmesi sonucu gayesine ulaşamamıştır. Fakat İsviçre’de ilk kıvılcımı parlatmıştır.

Fransa’da Reform

Jean Calvin (1509-1564) reformcuların ikinci kuşağından sayılır. Hukuk tahsilinden sonra protestan fikirleri benimsemeye başladı.
Fransa’yı terkettikten sonra Basel’e yerleşti. Orada, 1536’da, “Hristiyan Dini’nin Ögretimi” adlı eserini yazdı. Hayatının sonuna kadar Protestanlığı sistemli bir şekilde yaymaya çalıştı. İlahi kudret ve değişmeyen arzuyu, reformların en önemli hususu olarak açıklamak istedi. Hidayetin ve küfrün, hidayete ulaşmanın kaynağının Tanrı’nın değişmez kararıyla olduğunu açıkladı.

İyi ameller Luther için imanın; Calvin için ilahi seçkinliğin işaretidir. Calvin’e göre “İlahi Devlet” getirilebilirdi. Bunu, kurduğu disiplinli bir cemaatle uygulamayı denedi.

Reformun Neticeleri

Katolik Kilisesi’ne karşı başlayan reform hareketi, yeni bir mezhebin doğmasına yol açmıştır. XVI. Yüzyıl’da başlayıp bu güne kadar devam eden Protestanlık, bu hareketin neticesidir. Bugün dahi çeşitli mezhep, grup ve fırkalar ortaya çıkmakta, etrafına taraftarlar toplamaktadır. Luther ile başlayan reformun neticeleri şöyle özetlenebilir:

  • Kilisenin her dediğinin doğru olamayacağı ve onların da tenkit edilebileceği,
  • Yanılmaz bir otoritenin olamayacağı ve Hristiyanlığı bilen herkesin otorite olabileceği,
  • Hristiyanlıkta temel esasın Kitab-ı Mukaddes olduğu ve ondan herkesin istifade edebileceği,
  • Evharistiyada yenilen ekmek ve şarabın İsa’nın vücudu ile ilgisi bulunmadığı, bir hatıra olabileceği,
  • Kimsenin bir başkasının günahlarını bağışlama yetkisine sahip olmadığı,
  • İsteyen herkesin kendi anadilinde ibadet edebileceği ve Kutsal Kitab’ın başka dillere tercüme edilebileceği,
  • Ruhban sınıfının da evlenme hakkına sahip olabileceği,
  • Katolik Kilisesi’nin bazı konularda taviz verebileceği görüşü yaygınlık kazandı.

Bu hareket, Katolik Kilisesinin katı ve dogmatik tutumlarına karşı ortaya çıkmasına rağmen Hristiyanlığı inkâr etmemiş, Hıristiyanlığa yeni yorumlar getirerek ona ayrı bir yön ve hız vermeye çalışmıştır.