Emeviler

Dört Halife devrinden sonra İslam devletinin başına geçen hanedan (661- 750).

Emeviler ve Halifeliğin Ele Geçirilmesi

Ebu Süfyan’ın oğlu Muaviye bu hanedanın kurucusudur. Muaviye, Hz. Osman zamanında Suriye valiliğine atanmıştı. Büyük bir devlet adamı olan Muaviye Hz. Ali’nin halifeliğine karşı çıktı. Onun, Hz. Osman’ın öldürülmesinden sorumlu olduğunu ileri sürdü.
Sıffin Muharebesi’nden sonra Şam’da halifelik yapmaya başladı. Hz. Ali’de Kufe’de halifeliğini sürdürüyordu. Hz. Ali’nin şehit edilmesinden sonra ona bağlı olanlar oğlu Hz. Hasan’ı halife seçtiler. Fakat Hz. Hasan, Muaviye’ye karşı direnemeyeceğini anlayınca bazı koşullarla halifeliği ona bıraktı. Böylece, Muaviye bütün Müslümanların halifesi oldu. Bu tarih itibariyle Halifelik Emevilere geçmiş oldu.

Emevi Dönemi (En geniş Sınırlar)

Muaviye, iç karışıklıklar yüzünden durmuş olan fetihlere yeniden başladı. Kıbrıs ve Rodos’u ele geçirdi. İstanbul üzerine oğlu Yezid’in komutasında bir ordu gönderdi. İstanbul Araplar tarafından ilk kez karadan ve denizden kuşatıldı. Fakat başarı sağlanamadı. Doğu Romalılar, Rum ateşi (grejuva) ile Arap gemilerini yaktılar. Bu savaş sırasında Hz. Muhammed’in bayraktarı Eyyub El-Ensari
hastalanarak öldü.

Muaviye, ölmeden önce, kendi yerine oğlu Yezid’i halife seçtirdi. Böylece, Emevilerle babadan oğula ve kardeşe geçen bir saltanat yönetimi kurulmuş oldu. Yezid, babası gibi değerli bir devlet adamı değildi. Ali’nin küçük oğlu Hüseyin, Yezid’in halifeliğini tanımadı. Kendisini halifeliğe getirmek isteyen Kufelilerin çağrısını kabul ederek az bir kuvvetle yola çıktı. Hüseyin’in Irak’a gitmekte olduğunu öğrenen Yezit, en güvendiği komutanlardan Ubeydullah’ı Kufe valiliğine atadı. Ubeydullah’ın kuvvetleri, Hüseyin’i Fırat ırmağı kenarında Kerbela denilen yerde şehit ettiler (680). Bugün (Hicri 10, Muharrem 61), Ali’ye bağlı olanlar (Şiiler) için bir yas günü sayıldı. Peygamberin torununun öldürülmesi, Emevilere karşı olan düşmanlığı daha çok artırdı. Bu durumdan yararlanan Abdullah bin Zübeyr, Hicaz’da halifeliğini ilân etti.

Yezid, Abdullah bin Zübeyr üzerine kuvvet gönderdiği sırada öldü. Oğlu II. Muaviye halifelikten vazgeçti (683). Suriye’de Emevi ailesinin öteki kolundan Mervan halife oldu. Hicaz, Yemen ve Irak, Abdullah bin Zübeyr’i halife tanıdı. Mervan çok geçmeden öldü. Yerine oğlu Abdülmelik geçti. Abdülmelik, Emevi soyunun en başarılı halifelerinden biridir. İlk zamanları karışıklık içinde geçti. Haccac komutasında bir orduyu, Hicaz’da bulunan Abdullah bin Zübeyr’e karşı gönderdi. Haccac, Mekke’yi kuşattı; şehre girdi, Abdullah bin Zübeyr’i öldürdü. Bundan sonra Irak valiliğine atanan Haccac, burasını Haricilerden ve Şiilerden temizledi. Abdülmelik bütün İslam imparatorluğunu yönetimi altında toplamış oldu. Bundan sonra, Anadolu, Kuzey Afrika ve Horasan’a büyük kuvvetler gönderildi.

Abdülmelik, ilk Arap parasını bastırdı. Daha önce yabancı devletlerin paraları kullanılıyordu. Arapçayı resmi dil olarak kabul etti. Devlet örgütünü esaslı bir şekilde düzenledi. 705’te öldü. Abdülmelik’ten sonra, Emevilerin yıkılışına kadar geçen kırk beş yılda dokuz halife iş başına geldi. Bunların başlıcaları I. Velit, Süleyman, Ömer ve Hişam’dır. Halife Süleyman zamanında İstanbul karadan ve denizden kuşatıldı. Fakat, bu kez de başarı sağlanamadı.

Kuzey Afrika ve İspanya’nın Fethi

Halife Yezit zamanında, Ukbe bin Nafi komutasında bir Arap ordusu, Kuzey Afrika’yı baştan başa geçerek Atlas Okyanusu kıyısına kadar ilerledi. Fakat, bu başarı geçici oldu. Bu ülkede yaşayan Berberiler, savaşçı insanlardı; ayaklanarak Arapları yenilgiye uğrattılar. Halife Abdülmelik zamanında Kuzey Afrika valiliğine Musa bin Nusayr atandı. Musa, değerli bir komutandı. Başarılı olabilmek için, önce Berberilere Müslümanlığı kabul ettirdi; onlardan bir ordu kurdu. Bundan sonra bütün Kuzey Afrika’yı ele geçirdi.

Bu esnada Akdeniz’in diğer yakasındaki İspanya’da Vizigot krallığı bulunuyordu. Vizigotlar, iç karışıklıklar yüzünden güçsüz düşmüşlerdi. Kral Rodrik, halk tarafından sevilmiyordu. Septe boğazı komutanı Kont Julianus ile arası açıktı. Kont Julianus, Musa bin Nusayr’e haber göndererek onu İspanya’yı fethetmek için kışkırttı. Musa bin Nuseyr, halife I. Velit’ten izin aldıktan sonra, güçlü bir öncü kuvvetini, Tarık bin Ziyad komutasında İspanya’ya gönderdi. Tarık, bugün kendi adıyla anılan Cebelitarık boğazından geçerek İspanya’ya çıktı (711). Askerlerine, güç durumda kaldıklarında geri dönme umudunu bırakmamak için bütün gemileri yaktırdı.

Vizigot kralı Rodrik’in ordusunu bozguna uğrattı. Kralı, kendi eliyle öldürdü. Tarık, Musa bin Nusayr’ın daha ileri gitmemesi ve kendisini beklemesi buyruğunu dinlemedi. Dağılan düşmanın toplanmasına zaman bırakmamak için bu ülkenin fethini sürdürdü. Vizigotların başkenti olan Toledo’yu aldı. Bu sırada Musa’da İspanya’ya çıkıp Portekiz’e doğru ilerlemeye başladı. Musa, buyruğunu dinlemediği için Tarık’ı hapsetti. Fakat halifeden gelen bir buyruk üzerine, hapisten çıkartıp onu eski görevine gönderdi. Tarık, Musa ve Musa’nın oğlu Abdülaziz, üç koldan hareket ederek İspanya’yı ele geçirdiler. İspanya, Emevilerin bir ili haline geldi. Bu ülkedeki Hristiyanların bir bölümü, kuzeye doğru çekilerek dağlık bölgeye yerleşti. Emeviler, burasını ele geçirmeden Fransa üzerine yürümeyi daha uygun buldular. Bu bölgede kalan Hristiyanlar ileride Müslümanlar için tehlikeli bir düşman olacaklardır.

Puvatya Savaşı

İspanya’ya vali olarak atanan komutanlar, Pirene dağlarını aşarak Fransa’yı istila etmeye başladılar. Bunlardan Abdurrahman-ül Gafiki Bordo (Bordeaux) şehrini aldı. Akitanya ordusu yenilgiye uğratıldı. O sırada Fransa’da Frank krallığı vardı. Bu devletin saray bakanı Charles Martel, kuvvetlerini toplayıp Emevilerin üzerine yürüdü. İki ordu Puvatya’da (Poitiers) karşılaştı. Çok şiddetli ve kanlı bir savaş oldu (732). Abdürrahman-ül Gafiki, savaş meydanında şehit düştü. Emevi ordusu geri çekilmek zorunda kaldı.

Bu yenilgi, Emevilerin ileri yürüyüşünü durdurdu. Müslümanlar uzun süre Narbonne şehrini ellerinde tuttular. Puvatya savaşı, İslam ve Avrupa tarihinde çok önemli bir dönüm noktasıdır. Emeviler bu savaşı kazanabilselerdi daha başka gelişmeler görülebilir, İslam dini Avrupa’da yayılabilirdi.

Emevilerin Yıkılışı ve Nedenleri

  • Emeviler zamanında, İslam imparatorluğunun sınırları batıda Fransa’dan doğuda İndus ırmağına ve Batı Türkeli’ne kadar genişledi. Emeviler, daha ileri gidemediler. Zamanla fetihler durdu. Eskisi gibi ganimet sağlanamaz oldu. Ekonomik sıkıntı başladı. Dolayısıyla Emevilere karşı olan hoşnutsuzluk yaygınlaştı.
  • Halk arasında, önemli anlaşmazlıklar ve ayrılıklar vardı. Şiiler, fırsat buldukça Ali’nin torunlarından birini ileri sürerek ayaklanıyorlardı. Peygamberin amcası Abbas’ın soyundan gelenler de gizli bir örgüt kurmuşlardı. Haricilerin ayaklanmaları ise çok tehlikeli oluyordu. Araplar arasındaki bu çatışmalar İslam devletini güçsüz düşürüyordu.
  • Emeviler, Arapları öteki Müslüman milletlerden üstün tutuyor, devlet işlerinde önemli yerlere onları getiriyorlardı. Tam bir Arapçılık politikası izliyorlardı. Türkler ve İranlılar gibi Arap olmayan, fakat İslam dinini benimseyen halka mevali diyorlar, onlara değer vermiyorlardı. Oysa, İslam dinine göre bütün Müslümanların birbirine eşit olması gerekiyordu. Onun için Türkler ve İranlılar Emevilerin, devletin başında olmasını istemiyorlardı.
  • Son dönemlerde, Emevi ailesi arasında geçimsizlik çıkmıştı. Halife olmak için birbirleriyle çatışmaya başlamışlardı.

Emevileri yıkılış sürecinde temelde bu nedenler etkili oldu. Abbasilerin imamı İbrahim, on dokuz yaşlarında ateşli bir ihtilâlci olan Ebu Müslim’le görüştü. Horasan’da çıkarılması planlanan ayaklanmayı yönetmekle görevlendirildi. O zaman Horasan halkı, Emevilere karşı ayaklanmak için hazır bir durumdaydı. İmparatorluğun başka yerlerinde de ayaklanmalar çıkmıştı. Ebu Müslim, Merv yakınlarında çevresinde topladığı kuvvetlerle ayaklandı ve Merv şehrini aldı (748). Emevi ordusunu bozguna uğrattı. Nişabur’a girdi. Kısa sürede çok önemli başarılar kazandı. Emevilerin gönderdikleri ordular, Abbasilere bağlı kuvvetler tarafından yenilgiye uğratıldı. Kufe şehri ele geçirildi. Abbasilerden Ebu’l Abbas Abdullah halife ilân edildi (749). Son Emevi halifesi II. Mervan, büyük bir ordu ile Zap ırmağı kıyılarına gelmişti. Burada yapılan meydan savaşını Abbasiler kazandı. II. Mervan Mısır’a kaçtı. Orada saklandığı bir kilisede yakalanarak öldürüldü (750). Böylece Emevi hanedanı halifelikten uzaklaştırıldı. Ebu’l Abbas Abdullah, Emevi soyundan olanların hepsini öldürttü. Yalnız bunlardan Abdurrahman adında bir genç, Kuzey Afrika’ya kaçarak kurtuldu.