Dünyanın Yedi Harikası

Eşsiz sayılan yedi mimarlık ve heykeltıraşlık yapıtına denir. Bu eserlerin bir kısmı günümüze kadar ulaşmıştır. Bazılarının ise varlığı kanıtlanmamıştır.

Halikarnas Mozolesi

M.Ö 355 yılında Karya Kralı Mausolos tarafından kendi adına yaptırmaya başladığı ve milattan önce 353 yılında kız kardeşi ve aynı zamanda eşi olan Artemisia tarafından tamamlatılan anıt mezar. Yapıldığı yer ise Halikarnassos olarak biliniyor. Eser günümüze kadar ulaşmamıştır. 1857’de İngiltere’ye kaçırılan 2 bin yıllık Halikarnas Mozolesi’nin kalıntıları Bodrumda bulunmaktadır. Mozole, kolonlarıyla Yunan mimarisini, piramit şeklindeki çatısıyla da Mısır mimarisini tek bir eserde buluşturmaktadır. Mozole dikdörtgen bir kaide üzerinde ve 42 m yükseklikteydi. Üstü büyük bir çatı ile kaplıydı. Çatının tepesinde, içinde tanrıların heykelleri bulunan dört atlı bir araba vardı.

Artemis Tapınağı

Artemis tapınağı (Diana tapınağı), Lidya Kralı Korisos tarafından M.Ö. 480 yılında Artemis’e (Bereket Tanrısı) yapılmıştır. Dönemin mimari yapılarına göre çok büyük olan yapıt 120 seneye bitirildi. Eserin tamamında mermerler kullanıldı. Ayrıca dönemin en ünlü heykeltıraşlarının yaptığı bronz ve mermer heykellerle dolduruldu. 90 metre yükseklikte ve 45 metre genişlikte olan devasa yapıda 100 kadar sütun bulunurdu. Bereket tanrıçası adına yapıldığı için içi tapınak, dışı çarşı olarak kullanıldı. Ülkemizde yer alan Artemis, İzmir’in Selçuk ilçesinde bulunur. Ancak günümüze eserin yalnızca kalıntıları ulaşmıştır.

Rodos Heykeli

Güneş Tanrısı Helios adına tunçtan yapılmış heykeldir. Yapımı 12 yıl sürmüş ve M.Ö. 280 yılında Rodos Limanının girişine yaptırılmıştı. 35 m. yükseklikte olduğu sanılmaktadır. Bir söylentiye göre gemiler, heykelin bacakları arasından geçerek limana girerdi. Heykelin elindeki meşaleyi yakmak için ayaklarının içinden başlayan bir merdivenle yukarı kadar çıkılabiliyordu. Bir deprem sırasında devrilmiştir.

Zeus Heykeli

Eskiçağ’ın tanınmış heykeltraşı Phidias tarafından altın ve fildişinden, Olimpia’daki Zeus tapınağı için yapılmıştı (M.Ö. V. yüzyıl). Zeus; başında zeytin yapraklarından yapılmış bir taç, sol elinde bir asa ve bunun üzerine konmuş bir kartal, sağ elinde Nike heykeli ile tahtta oturmaktaydı. Heykel ahşaptan yapılmıştı, fildişi ve altın tabakalarla kaplıydı. Zeus’un yüzü fildişi ile yapılmıştı ancak; saç, sakal, sandaletler, elbise ve asa altındandı. Tahtın bacakları sfenksler ve kanatlı zafer figürleri ile süslenmiştir. Bu figürlerin Yunan tarihinde bilgeliğe ve güce yönelik çeşitli anlamları bulunmaktadır. Heykelin yüksekliği son derece etkileyiciydi. Dört katlı bir bina kadar yüksek olan heykel, tapınağa zor sığmıştır. Heykelim bir dönem Yunanlılar tarafından İstanbul’a getirildiği ancak 462 yılında çıkan bir yangınla yok edildi. Fransızlar heykelin parçalarını 1829 yılında alarak, Paris’in ünlü Louvre Müzesi’ne taşımışlardır.

İskenderiye Feneri

Mısır’da İskenderiye Limanının girişinde bulunan Pharos Adası üzerindeydi. Ptolemeler zamanında yaptırılan fener M.Ö. 246 yılında tamamlanmıştı. Üç bölümden oluşan İskenderiye Feneri, 140 metre yüksekliğindedir ve beyaz mermerden yapılmıştır. Fener binasının tepesinde gece sabaha kadar ateş yakılır ve gemilere yol gösterilirdi. İskenderiye feneri, M.S. 1300’de bir depremde yıkıldı.

Mısır Piramitleri

Sağlam olarak günümüze kadar gelmiştir. Eskiçağ’da Mısır kralları (firavun) için M.Ö. 2650-2500 yılları arasında yapılan mezarlardır. Mısır piramitleri 4000 yıl boyunca yer yüzünün en büyük yapıları oldu. Bu dev yapılar tanesi 70 ton olan dev bloklardan oluşmaktadır. Bu piramitlerin inşası için yaklaşık 200.000 işçi çalışmıştır. İnşa edilen en önemli piramitler Gize piramitleridir ve bunlar Keops, Kefren ve Mikerinos piramitlerinden oluşur. Bunların içinde en önemlisi 20 yılda tamamlanan yaklaşık 145 metre yüksekliğe sahip her biri 2.5 ton ağırlıktan oluşan 2.3 milyon adet kireç taşı ile oluşturulan Keops piramitidir.

Babil’in Asma Bahçeleri

Fırat’ın doğu kıyısında, Bağdat’ın 80 kilometre güneyindedir. Babil kralı Nebukadnezar döneminde yapılan bu efsanevi bahçeler Dünya’nın 7 Harikasından biri olarak kabul edilir.

Efsaneye göre II. Nabukadnezar bu bahçeleri Fars bir prenses olan karısı Amyitis’e yaptırmıştır. Amyitis iki ülke arasındaki savaşı sonlandırmak amacıyla evlendirilmişti. Kral, İran yaşadığı bölgenin serinliğini, dağlık arazisini ve güzel manzarasını özleyen karısı Amyitis için Asma Bahçeleri inşa etti.

Babil’in Asma Bahçeleri’nin varlığına ilişkin net bir bilgi bulunmamaktadır. Babil kaynakları incelendiğinde de bu bahçelerden söz edilmemektedir. Kaynaklarda sadece kralın sarayından, Babil’den ve kentin surlarından yer yer söz edilmektedir. Bazı tarihçilere göre ise Babil’in verimli, yeşil topraklarından çok etkilenen Büyük İskender’in askerleri, geri döndüklerinde Mezopotamya’nın büyüleyici bahçelerini, palmiyelerini, Nebukadnezar’ın sarayını, Babil’in ünlü kulesini ve zigguratları överek anlatmışlardır. Geriye kalanların ise ozanların ve antik tarihçilerin hayal gücü olduğu düşünülmektedir. Günümüzde ise sadece bu tanımlamalara göre çizilen resimler bulunmaktadır.