Çağın Ölümcül Meyveleri: Nükleer Bombalar!

Atom Bombası

Bilim insanları önce atomu parçalamayı başarmış ve bu parçalanma sonucunda yüksek miktarda bir enerjinin açığa çıktığını gözlemlemişlerdir. Bu gözlem silah teknolojileri için de yeni bir çağın kapısını aralamıştır. Tahrip gücü çok yüksek bir bomba üretilmesi için çalışmalara başlayan bilim adamları nihayet (!) atom bombasını üretmeyi başardılar.

Atom bombasında kullanılan elementler; Uranyum 235 ve Plütonyum 239 dur. Ağır bir radyoaktif elementin çekirdeğinin parçalanarak daha hafif iki çekirdeğe dönüşmesine fisyon adı verilmektedir. Radyoaktif bir element olan Uranyuma nötronlar gönderilerek Uranyum çekirdeği parçalanmıştır. Bu durum Uranyumun kararsız hale geçmesine ve ilk fisyon (ayrışma) tepkimesine sebebiyet vermiştir. Bundan sonra ortama yayılan nötronlar uranyum çekirdeklerine çarparak fisyonu her atom çekirdeğinde gerçekleştirene kadar devam eder. Atom bombasının temelinde de atomların parçalanarak zincirleme bir reaksiyon oluşturması yatmaktadır. Zincirleme reaksiyon yeteneği bulunan tek atom Uranyum 235 tir. Uranyum 235, doğada bulunan Uranyum 238’in izotopudur. Bunu elde etmek içinse uranyum zenginleştirme çalışmaları yapılmaktadır.

Atom bombası için temel unsurlar kritik kütle ve kritik hacimdir. Bu, tepkimenin gerçekleşmesi için gerekli en az kütle ve hacimi ifade eder. Patlaması için fünye olarak dinamit kullanılarak ateşleme yapılır ve dağınık nükleer malzeme bir araya gelerek kritik hacme ulaşır. Bunun akabinde nötron kaynağından çıkan nötronlar salınarak uranyum atomlarını parçalar ve zincirleme reaksiyon ile patlama gerçekleşir.

2.Dünya Savaşı’nda ABD Japonya’ya atom bombası atmıştır. Yüzbinlerce insanın ölümünün yanı sıra ortaya çıkan yıkım, Amerika’nın ne denli bir güce dönüştüğünün kanıtı niteliğindedir. Ayrıca yayılan radyasyon ile birçok çocuk ölmüş ve çoğu bebek genetik bozukluk ile doğmuştur.

Hidrojen Bombası

Atom bombasından çok daha güçlü bir bombadır. Termonükleer, yani yüksek miktarda ısı alarak gerçekleşen tepkimedir. Farklı olarak, atom ağırlıkları küçük olan iki elementin birleşerek reaksiyona girmesidir. Bu da füzyon olarak adlandırılır. Kullanılan element ise Hidrojendir. İki hidrojenin birleşerek Helyuma dönüşmesi sonucu oluşur. Hidorjen bombasının farkı yüksek miktarda ısı ile patlama yapmasıdır. Bu da bir atom bombası patlatılarak sağlanır. Güneşte meydana gelen tepkimelere benzemektedir. Termonükleer bombalar, radyasyon yaymazlar sadece bu bombanın etkili olması için kullanılan atom bombasından radyasyon yayılır.

ABD tarafından denenen Hidrojen bombası Japonya’ya atılan bombaların yaklaşık 1000 katı gücündedir. Sovyetler daha fazla miktarda hidrojen bombası kullanmış ve yaklaşık 3800 kat daha güçlü bir patlama gerçekleştirmiştir.

Nötron Bombası

Diğer bombalar yıkıcı etkilere sahip olmasına rağmen bu bomba, yaydığı çok yüksek miktarda radyasyon ile tam manasıyla ölümcül bir silahtır. Nötron bombası; atom ve hidrojen bombasına göre daha az patlama gücüne sahiptir. Binalara veya çevrede bulunan cansız varlıklara zarar vermez ancak çarptıkları cisimlere gama ışını saçar ve onları birer mini bombaya dönüştürür. Bu miktar atom bombasından çok daha fazladır. Patlamanın olduğu bölgedeki insanlar radyasyon ışımasına maruz kalarak korkunç acılar içinde ölürler.

700 metre civarındaki insanlar bedensel ve düşünsel aktivitelerini anında yitirip en geç iki gün içinde ölürler. 900 metre civarındaki insanlar 2-6 gün içinde ışınların etkisiyle ölür. 1200 metre civarındaki insanlar önce zehirlenme belirtileri gösterir ve 2-3 hafta içinde hayatını yitirir. 1400 metre civarındaki insanların belli bir kısmı ışıma hastalığı sonucunda ölür, kalanlar ise kanser gibi rahatsızlıklarla karşılaşır. 2000 metre uzaktaki kişilerin genlerinde mutasyon gerçekleşir ve bu ömür boyu sürebilir. Tüm bu etkiler 1 kilotonluk bir bomba ile gerçekleşir.

Görüldüğü gibi 3. Dünya Savaşı’nın çıkması durumunda ülkeler bu muazzam bombalar veya silahları kullanmakla dünyamızın yaşanılabilirliğini tehdit edebilirler. Bu durumun hiç bir zaman yaşanmamasını ümit ediyoruz.